Bizi Takip Edin!

Hyaluronik Asit

Hyaluronik asit, doğal bir glucosamin proteini olup, insan vücudunun kollajen ve elastin ile beraber en temel komponentlerinden biridir. Hyaluronik asit molekülleri fibroblastlar tarafından üretilirler, elastik ve yapışkan bir dokuya sahiptirler. Yaşlanma ile birlikte fibroblastlar azalır, cilt daha ince bir hal alır, yoğunluğunu ve sıkılığını kaybeder. Hyaluronik asit hidrofilik bir molekül olduğu için kendi ağırlığının 1000 katı kadar su tutma kabiliyetine sahiptir. Hyaluronik asit eksikliği cildin dehidrate olmasına, ince ve hassas bir yapıya dönüşmesine, ince çizgiler, kırışıklıklar, leke ve sarkmalar oluşmasına yol açar.



Hyaluronik asit;

  • Cildin nemlenmesini ve nemli kalmasını sağlar.
  • Cilt esnekliğini arttırır, kırışıklıkların hafiflemesine destek olur.
  • Kollajen liflerinin oluşumunu ve bakımını destekler.
  • Sağlıklı cilt hücrelerini besler.
  • Cildin pürüzsüz ve homojen görünmesine destek olur.
  • Çevresel serbest radikallere karşı antioxidan koruma sağlar.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir, enflamasyonu azaltır.
  • Eklem sıvısının artmasını sağlayarak rahatlama sağlar.
  • Dokuların tamir edilmesi ve esnekliğinin korunmasına yardımcı olur.
  • Yaşlandıkça azalan hücresel yenilenme ve onarım sürecini tersine çevirmeye yardımcı olur.

Biotin

Biotin veya Vitamin H veya Vitamin B7, karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında önemli bir rol oynar. Biotinin özellikle saç üzerinde çeşitli faydaları bulunmaktadır. Saç, keratin ismi verilen fibroz bir proteinden oluşmaktadır; saç kökünde beslenmeye bağlı vitamin/protein eksikliklerinden kolaylıkla etkilenen aktif bir metabolizma bulunmaktadır. Bu metabolizmanın bozulması saç problemlerine, biotin eksikliği ise saç dökülmesine yol açmaktadır. Biotin vitamininin yeniden yapılandırma ve yenileme etkisi olup, kollajen ile birlikte bu metabolizmanın fonksiyonlarını yerine getirmesini sağlayarak saç dökülmesini önlemektir.

Biotin;

  • Saç kökünü güçlendirerek saç dökülmesini azaltır ve sağlıklı bir şekilde uzamasına yardımcı olur.
  • Saçtaki kırık ve çatallanma sorununu gidermeye yardımcı olur.
  • Seboreyi dengeleyerek, sebore sebebiyle oluşan saç dökülmelerini azaltır.
  • Güneş ışığı, havuz, boya ve perma gibi zarar verebilecek etkilere dayanma gücünü arttırır.
  • Saçı besleyerek saç beyazlanmasını geciktirir.
  • Kaş ve kirpiklerin sağlıklı bir şekilde uzamasına yardımcı olur.
  • Tırnakları güçlendirerek kolay kırılmalarını önler.
  • Tırnaklarda yumuşamayı ve kat kat ayrılmaları düzeltir.
  • Kollajen ve Elastin üretimini arttırarak cildin elastikiyetini arttırarak, yaşa bağlı gelişen kırışıklıkların önlenmesine yardımcı olur.
  • Cildin pürüzsüz ve homojen görünmesine yardımcı olur.
  • Cilt hücrelerini onarıp yenileyerek sağlıklı bir cilt oluşumunu destekler.
  • Metabolizmayı hızlandırarak besinlerin emilimine yardımcı olur.
  • Ciltteki kuruluk ve irritasyonun giderilmesine yardımcı olur.
  • Akne ve bazı cilt sorunlarının çözülmesine yardımcı olur.
  • Kalsiyum desteği ile beraber sağlıklı kemik yapısının korunmasına destek olur.

C Vitamini

Gençlik Vitamini olarak da adlandırılan C Vitamini (askorbik asit) bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli vitaminlerden biridir; sinir sistemini düzenlemek ve hücreleri oksidatif stresten korumak da faydalarından bazılarıdır.

Bütün bu yararları dışında bilim adamları C Vitamininin cildin genç görünümünün korunması ile de yakın bir ilişkisi olduğunu, C Vitamininin fibroblastları aktive ederek Kollajen ve elastin üretimini tetiklemesi sonucunda daha sağlıklı ve sıkı bir cilt oluştuğunu kanıtladılar.

C Vitamini;

  • Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur ve vücut direncini arttırır.
  • Göz sağlığını korur.
  • Antioksidan etki gösterir, serbest radikallerle savaşır.
  • Hücreleri koruyarak hücre yenilenmesine yardımcı olur, maddelerin hücre duvarından geçmesi için gereklidir.
  • Vücudun Kollajen üretimi için gerekli olan bir vitamindir, kollajen sentezini destekler.
  • Soğuk algınlığının önlenmesinde etkilidir.
  • Sağlıklı bir cilt dokusunun oluşmasında ve kırışıklıkların önlenmesine yardımcı olur.
  • Diş ve diş eti sağlığının korunmasına yardımcı olur.

MSM

Organik sülfür olarak adlandırılır ve vücudun en önemli besinlerinden biridir. En yüksek bioyararlanıma sahip bir organik sülfür kaynağıdır. Eklemlere, kıkırdaklara hatta saç gibi dokulara sülfür girişini destekleyerek bağ doku elastikiyetinin devamlılığına yardımcı olur.

Yaş ilerledikçe veya besinden zayıf bir diyet sonrasında, vücut fleksibilitesini kaybeder, hücrelerin elastikiyeti azalır ve enerji düşmeye başlar. MSM hayvansal ve bitkisel gıdalarda bulunmasına rağmen temizlik ve pişirme işlemleriyle birlikte bozulmaya başlar ve vücut gerekli olan besini yeterli miktarda temin edemez. Vit C yardımıyla hücrelere erişen MSM sağlıklı yeni hücreler yaratır. MSM kollajen oluşumuna yardımcı olur ve belirgin bir şekilde cilt sağlığını ve hücresel sağlığı iyileştirir. Enflamasyonu azaltır

MSM;

  • Osteoarthrit ve eklem ağrılarının giderilmesine yardımcı olur.
  • Antienflamatuvar, analjezik ve antioksidan özelliklere sahiptir.
  • Glukozamin ile birlikte kullanıldığında eklem ağrılarında daha yararlı olduğu gözlemlenmiştir.
  • Doğal bir ağrı kesicidir; ağrı sinirlerinin yatışmasına yardımcı olur.
  • Adale ağrıları ve krampların iyileşmesine destek olur.
  • Sindirim sistemi sorunlarında destek olur.
  • Rosacea, allerji, yara gibi cilt problemlerinin tedavisine destek olur.
  • Keratin ve Kollajen üretimini tetikleyerek yeni saç oluşmasına destek olur.
  • Vücudun strese karşı dayanıklı olmasını sağlayarak yaralanmalar, kazalar ve hatta operasyonlarda iyileşmeye yardımcı olur.

Kondroitin

Vücudumuzda doğal olarak bulunan kemik, kıkırdak, tendon üretmek ve hasar görmüş olanları tamir etmek için kullanılan bir protein cinsidir. Protein molekülünün bir parçası olan proteoglycan, kıkırdakları esnek yapar, kondroitin ise ağrı vermeyen bir hareketle sıvıları kıkırdağın içine çekerek onların süngerimsi ve esnek olmalarını sağlar.

Chondroitin kıkırdak sağlığı ve yumuşak dokular için temel olan maddedir; kemikleri bir arada tutarak birbirleriyle sürtünmesini engellemek en önemli görevidir. Glucosamine ise kıkırdağa su ve besin sağlayan ve onun süngerimsi ve sağlıklı kalmasını sağlayan maddedir. Glucosamine ve Chondroitin birlikte vücudun doku ve kıkırdaklarına gereken besinleri sağlayarak yeniden yapılandırmasını, zarar gören dokuların tamir edilmesini sağlarlar.

Kondroitin;

  • Kıkırdak kaybının yavaşlamasına destek olur.
  • Osteoarthrit ile bağlantılı eklem ağrılarının hafiflemesine yardımcı olur.
  • Eklemlerdeki enflamasyonun azalmasına yardımcı olur.
  • Kemik sağlığını korumaya yardımcı olur.
  • Sağlıklı bir cilt oluşmasına destek olur.

Glukozamin

Glucosamine eklemlerimizdeki kıkırdak yapısında doğal olarak bulunan bir bileşendir. Glucosamine şeker zinciri ve proteinlerin birleşmesinden oluşur. Vücudun doğal amortisör ve eklem kayganlaştırıcısı olarak iş görür ve eklem, kemik, kas ağrısı hissetmeden hareket etmemize yardımcı olur. Condroitin ile beraber alındığında daha etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Glukozamin;

  • Eklem sağlığının gelişmesine ve kuvvetlenmesine yardımcı olur.
  • Osteoarthrit vakalarında iyileşmeye yardımcı olur.
  • Kalça ve diz ağrılarının ve şişliklerin giderilmesine yardımcı olur.
  • Antienflamatuvar, iltihap önleyici özellikleri vardır.
  • Kemik ağrısının yatışmasına destek olur.
  • Kıkırdak yapısının yeniden yapılanmasına destek olur.
  • Sindirimi geliştirir, bağ dokularının yapımına yardımcı olur.
  • Yaşlanma karşıtı özelliklere sahiptir.
footer-decor